Cemile ile Hayata Dair Herşey....Hayatı Paylaşmaya HOŞGELDİNİZ - Blogcu


Sevgili Arkadaşlarım

Canım arkadaşlarım.

Ben yokken gelen , beni merak eden, soran bütün arkadaşlarıma sevgiler , selamlar ...

Bu gülleri  herkese takdim ediyorum...

 

Beni merak eden arkadaşlarım. Durumunda bir değişiklik yok. Eşim nasipse 15 güne kadar askerden gelecek. Ben annemlerin yanındayım. Sonrası Allah kerim. İş konusunda bir değişiklik yok.

 

Ben de önce iş bulamadım doğru dürüst. Sonra biraz iyi buldum ma bu seferde KPSS ye hazırlanmaya başlamıştım. Bir koltuğa iki karpuz sığmaz. Oturuım, dişimi sıkayım, ders çalışayım, sınavı kazanayım, geleceğim kurtulsun dedim. Özel sektörde çalışmak gerçekten bir kadın için hele evliyse çok zor.

 

Şimdi sınava hazırlanıyoruz. Eşimde askerden gelince 1 ay kalıyor yaklaşık sınava..Beraber çalışacağız.

 

Siz arkadaşlarımdan istirhamım, dua etmeniz...

Kimin duası kabul olur, bilinmez.

Bize çok dua edin. Sınavı hayırlısı ile kazanalım.

Sonra İşimiz olsun, evimiz olsun, bebeğimiz olsun...

 

Çok açık yazıyorum sanırım herşeyi. Beni mazur görün. Aylardır beni tanıyan arkadaşlarım bütün davamı biliyor zaten. O samimiyete dayanarak yazdım bunları..

 

İnş. en kısa zamanda tekrar beraber oluruz. Sizleri çok özledim..

Ben olmasamda ortalıklarda yorumlarınızı okumaya çalışıyorum. Beni yorumlarınızla olsun yalnız bırakmayın. Eski dostlarım..

Kucak dolusu sevgiler selamlar..

 

 

Yorumlarınız (10)

Yorumlarınız Benim İçin Önemli !

Elvada Maraş Merhaba Kütahya

Sevgili Günlüğüm ve değerli blogcu arkadaşlarım

Uzun bir süredir buralardan ayrı kaldım. Bunun sebebi hem içinde bulunduğum şartlar hem de belki kötü şeyler yazarım diye kızgınlığımın ve kırgınlığımın geçmesiydi.

 

Bana yorumlarıyla destek olan, merak edipde giren, halimi hatrımı soran herkese gönülden teşekkürler. Her ne kadar ben arkadaşlarımı tek tek ziyaret edip yorum yazamasam da hep aklımdalar ve hep hatıralarla kalbimdeler. Bunu bütün samimiyetimle söylüyorum. Zaten beni az çok tanıyanlar buna inanacaklardır.

Burdan hepinize çok selamlar gönderiyorum... Ne olur beni yalnız bırakmayın, Bir güzel söz bile insana umut veriyor unutmayın. Dipsiz bir kuyuda olan insan için, iğne deliği kadar da olsa bir yerden ışık gelse ne kadar önemlidir değil mi?

 

Gelelim bir kaç aylık geçmişim özetine....

 

Öncelikle aşağıda sizlere sunduğum mektubuma hiç bir yerden, hiç bir şekilde karşılık gelmedi.  Tuğba cığımın yorumunda yazdıkları doğru çıktı yani. AKP ye, başbakana, cumhurbaşkanına, milletvekillerine , herkese yazdım. Ama Allah'ın bir kulundan cevap gelmedi. Bayramda ise bayram tebriği göndermişler, onlara verdiğim ve cevap beklediğim mail adresime ... Ne güzel, sanki bayramın bayram da.....

 

Öncelikle şunu açıklamak istiyorum. Bazı ziyaretçilerim benim sadece sorunumun işsizlik olduğunu düşünmüşler. Eğer baştan sona kadar tüm yazılarımı okursalar memnun olurum. Çünkü işsizliğin yanı sıra mağdur olduğumuz konu adaletsizlik. Başvurduğumuz kurumların hepsi bize uygun kadro yok diye cevap verirken, bizimle aynı anda eşimin kaç arkadaşı atandı bir bilseniz... (hepsinin isimleri kayıtlı anında ispatlarım)...Daha önce de belirttiğim gibi atama için  gerekli özelliklerde "DAYI" bulamadık ve eşim şu anda mesleğini icra edemiyor. İşsiz demiyorum. Çünkü bir kapıyı kapatan Allah (c.c.)bir kapıyı açar ve insana rızkını bir şekilde gönderir ve gönderiyor da. buna kalpten inanıyorum. Zaten dünyadan rızkın kesildiği zaman, canın alınırmış.

 

Neyse ben arkadaşlarım için neler yaşadığımı anlatayım. Eşimin sözleşmesi bitti ve ataması yapılmadı. Bende beni aylardır madur eden, maaşımı vermeyen, sigortamı yatırmayan şere...iz işyerimden ayrıldım. Taa maraştan ayrılıncaya kadar kalan paramın peşinde koştum ama nafile. Hep vaatte bulunmuşlar meğer. Sevgili patronum hatta ben evimi toplamaya başlamışken bile "gitme biz senden memnunuz, eşine de burda bir iş veriririz. 400 + 400 geçinir gidersiniz dedi..Sanki o zamana kadar hakettiklerimi verdi de...Halbuki şirketin kötü günlerinde bize sabredin geçecek diyorlardı. Onlara defalarca söyledim: ben şimdi sabrederim ama, siz benim kötü günlerimde yanımda olacakmısınız diye." Bana dediler ki, sizi hiç bir zaman mağdur etmeyiz. Hepsi yalanmış. Ben en son zamana kadar sabrettim ve sonunda patladım. Patlama sebebim ise para vermedikleri için değildi. (Anlayışım sonsuz, para olmayabilir vs. veremez insan ama insan şerefsiz ve yalancı olmamalı) KAvga sebebim, yalan söylemeleriydi. Eşim para verecekler diye şirkete gitti. Ben evdeyim. Eşime demişlerki biz Cemile hn la görüştük işler düzelesiye kadar aylık asgari ücretten değil 300 Ytl den vercez diye. Eşim de demiş ki biz sizinle böyle görüşmedik ama. Ekim 5 inde kalanı vercez demişler, eşimi göndermişler. Eşim eve gelince bunları bana söyledi. Başımdan kayna sular boşaldı. Elim ayağım titredi. Nasıl sinirlendim, nasıl ! Yalancılığa asla tahammülüm yok .... Bamtelime basmışlardı..Ne zannediyorlardı bunlar kendilerini. Acaba çok mu enayi gözüküyorduk dışarıdan. Eşimden müsade istedim, bu kadar sabır yeter , ben artık ağzıma geleni söyleyebilirmiyim dedim. (izin almamın sebebi şirketin sahhhipleri patronlarım, eşimin kaç senelik ahbap-tanıdık olmaları, ve benim saygı sınırını aşmamam gerektiğini düşünmemdi.) Ben tel açıyorum açıyorum cevap vermiyorlar. Telefon açılmayınca başladım giyinmeye acele acele, elim ayağım sinirden titreye titreye giyinmeye başladım. Şirketi basacağım. Ben giyinmiş çıkarken aradılar beni. Ben açtım ağzımı yumdum gözümü her şeyi söyledim. "-Sizin eş dostluğunuz yalanmış, niye yalan söylüyorsunuz? bana hiç bir zaman 300 demediniz, ben yasal yollara başvurmasını da bilirdim ama aradaki dostluğu önemsedim ama siz önemsemediniz vs. vs. " -iyi tamam asgari ücretten göndeririz ayın 5 inde paranı dediler. bugün ayın 27 si daha ne para var ortada ne pul. istemiyorum paranızı alın sizin olsun hakkımıda helal etmiyorum, zehir zukkum olsun dedim. - Biz senin paranı üstümüzde koymayız dediler. tabi hepsi yalan... Şerefsizler, haysiyetsizler.......daha neler diyeceğimde Allah a havale ediyorum.....

 

 Neyse Ramazanda aç bi ilaç evimizi toplamaya başladık. Offf Allahım ...!!!! bana bir daha o günleri yaşatmasın. Anamdan emdiğim süt burnumdan geldi derler ya. Birincisi o mübarek ayı gereğince yaşayamadık. İkincisi biz işsiz kaldıktan sonra, bir Allah ın kulu kapımızı çalıpta ne yapıyorsunuz demedi. Zaten Maraşın merkezinde 35-40 dairelik metropol bir apartmanda oturuyorduk. Bir tanecik iyi komşum vardı. (Antepli, Zeliha Hocam) kulakları çınlasın onla iyiydik. Oda ev sahibinin azizliğine uğradığı için Allah kendisine ev almayı nasip etti gitti. Ona burdan çok selamlar sevgiler. Merveyi ve onu kocaman öpüyorum )..Bir arkadaşım hatta bacım dediğim onlar da gelmedi. Gerçek sebebini şimdiye kadar öğrenemedim. Kandık candık.. Onun gelmek istediğine, yanımda olup yardım etmek istediğine eminim ama şartlar izin vermedi sanırım.  neyse lafı uzatmıyım, Bir köroğlu bir ayvaz, haftalarca evimizi topladık eşimle, koca koca mobilyaları söktük. Ben ona çıraklık yaptım. Gücümün yetmediği zamanlar oturup ağladım. Oruçluyduk ve halimiz kalmıyordu. Karar verdik gece çalışıp gündüz uyuyacaktık. Geceleri 3-4-5- e kadar eşya toplayıp paketliyorduk, öğlen 11 e kadar uyuyorduk.

 

Vesselam lafı uzatmayayım.... Şimdi Kütahya'dayım, Annemlerde abimlerde kalıyorum. Ama kendi evimi çok özlüyorum ve evim olmadığı için çok mutsuzum. Ama şükür halime...

iş arıyorum ama bulamadım ;( Biz sizi ararız diyorlar ;) Hala gülebiliyorum.

 

Eşim askere gidecek Aralık 1 de sınav, Aralık 12 teslim...

 

Eşimde askere gidince .............Daha Sonra ben,,,,,.

 

Evsiz.......

İşsiz......

ve Eşsiz kalacağım....

 

Allahım Bana ve benim durumda olan herkese yardım et....

Her ne kadar uzun zamandır, kötü olaylarla , kötü insanlarla da karşılaşsam da

Allahım benden ümidimi alma....

Beni ayakta tutan tek şey güzel günlerin geleceği umudu..

Umutsuz ümitsiz inançsız yaşatma Allahım....

Yorumlarınız (22)

Yorumlarınız Benim İçin Önemli !

Cumhurbaşkanım ve Başbakanım a Mektup

Son çare olarak cumhurbaşkanına ve başbakana attığım mail.. Okuyacaklar mı, dikkate alacaklar mı, geri dönecekler mi bilmiyorum ama umut işte....
Değerli Cumhurbaşkanım
 
Siz şu anda her ne kadar Türkiye'nin en üst noktasında bulunmuş olsanızda, sizin mütevaziliğinize ve halktan gelen birisi olduğunuz kanısında olduğum için size bu maili göndermek cesaretinde bulundum. Biliyorum siz maili okumayacaksınız, veya sekretaryanız bu maili okuyup önemsiz maillerin arasına atacaklar. Ama temennim odur ki, hiç bir referansım olmadan  sadece Türkiye cumhuriyetinin bir bireyi olarak bizlerin sorunu ile ilgilenmeniz....
 
Sayın cumhurbaşkanım, benim (eşimle bizim) size aktaracağım ve çare olmanızı temenni ettiğim sorun  ferdi olmakla beraber bizimle birlikte  2547 sayılı YÖK kanununun 50/d maddesinden dolayı mağdur duruma düşen binlerce kişiyi  ilgilendiriyor. Çünkü bu kişiler ve eşim 30 yaşına kadar bilimle, ilimle, latince kelimelerle, tezlerle, laboratuarla uğraşırken bir anda işsiz durumuna düşüyor. Sizce insan 30 yaşına kadar akademisyenlikle veya kendi mesleğinle uğraşırken bu yaştan sonra ne yapabilir ? Sözleşme süresi boyunca diğer kurumlara geçiş hakkı var ama naklen ataması yapılan kişilerde yüksek torpillerle atanan kişiler. (Eğer isim istenirse isim ve kurum adlarını verebilirim , lakin onları suçlamak değil amacım, sistem böyle işliyor ki, herkes zor şartlarda ,o arkadaşlarımız da o kadar uğraştıktan sonra bir sonuca varıyor) 
 
Sayın cumhurbaşkanım biz aylardır geçiş yapmak için uğraşıyoruz fakat gerekli torpili bulamadık :( Bizim çok kuvvetli amcalarımız dayılarımız yok :( biz çok zengin olmayan, kendi çabalarıyla okuyan, bir yerlere gelmeye çalışan halktan avam insanlarız. Biz şimdi gerekli torpil bulamadık diye işsiz mi kalacağız. Eşim (Abdurrahman ADİN) Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümünde Araştırma görevlisi ama sözleşme süresi 14/09/2007 tarihinde bitiyor.  Ne üniversitede süresi uzatılıyor, ne akademisyenliğe devam edebiliyor,  ne de kurumlararası geçiş yapabiliyor. Biraz önce de bahsettiğim gibi gerekli torpili bulamadığımız için... Zaten 27 yaşına kadar eşimle işsizlikten dolayı evlenemedik, 2006 yılında evlendik ama şimdi de işsizlikle karşı karşıyayız. Evliliğin temel unsuru çocuk kavramından bile bu işsizlik durumundan dolayı uzaklaşmak zorunda kaldık. Suçumuz sadece torpilimiz olmaması..
 
Ben Yüksek işletme mezunuyum ama bende işsizim. 5 aydır K.Maraşta Sizin AB yasalarına uyum için çıkarttığınız Karayolları Ulaştırma Bakanlığının Mesleki Yeterlilik Eğitimi (SRC, ODY, ÜDY ) ve Yetki  Belgesi (K1 vb.) veren bir şirkette çalışıyorum ama işler yolunda olmadığı için ne sigortamızı yapabiliyorlar ne maaşımız verebiliyorlar. Ben kendi işsizliğimden geçtim cumhurbaşkanım, (benim derdim başlı başına bir dert zaten, xxxxxxxxxxx   mağdurlarındanım  ) en azından eşimin işsizliği için çare arıyorum.
 
Sayın cumhurbaşkanım bu nasıl adalet, bu nasıl Türkiye. Türkiye bu yüzden mi gelişemiyor. Bu dert bu tasa  bu stres ve sıkıntı aylardır ne evimizde huzur, ne vücudumuzda sağlık bıraktı....
 
Sistem nasıl işliyor Cumhurbaşkanım.
Sistem başarılı, çalışkan, yıllarce emek vermiş insanların yanında değil de amcası dayısı olanların yanında mı.? Biz kimseden vefa bulamadık.
Biz sadece dua ettik ve Elimizden geleni yaptık çabaladık, ama gerekli kapıları açacak torpili bulamadık. Tek duamız "Kün feyekün" düsturuyla hareket etmek. Allah  olmasını isterse bir "ol" demesi yeter.  Belki Allah sizin kalbinize "ol" emrini ilham eder de sesimizi duyarsınız.  Ve belki bir ümir bize geri dönersiniz... Bir ümit işte......
 
Not : Bu mailin güvenilir bir kişiden gönderildiğini doğrulamak isterseniz Kütahya Milletvekiliniz xxxxxxxxxx Beyfendiye -Kütahya Bem Bilgisayar Eski personeli Cemile KARAN derseniz hatırlayacaktır. Zaten kendisi de bu problemimizi bilmektedir. "
 
 
Cemile KARAN ADİN
           

Yorumlarınız (48)

Yorumlarınız Benim İçin Önemli !

Acil -TORPİL- ve - DAYI- aranıyor...!

Sevgili günlüğüm...

Eşim ankaraya gitti geldi ama elimiz boşş.... Gerekli torpili ve dayıyı bulamadık :) Artık gülüyorum , sinirlerim mi yıprandı ne ?

 

Aslında hak ettiğimiz şey için, neden torpile veya bazı mevkili insanlara ihtiyaç duyuyoruz bilmiyorum. ...Burası Türkiye olduğu için mi..

 

Eşim Yüksek Ziraat Müh... 78 doğumlu. Bu yaşına kadar okumuş, Ama 10 gün sonra Hayata yeniden başlıyacağız. Yani sıfırdan.. Acaba bu aşamaya kadar geldikten sonra bir fabrikada çalışabilir mi? yada inşaatta...? Biraz zor  değil mi..

 

Geçenlerde Yüksek lisans tezini okudum. Yani bana kelime yanlışlarını düzeltmem için okutturdu. (Biraz edebiyatım iyi sanırım) Allahım , o ne bir sürü yabancı kelimeler, latince sözler...Dedim bu tez hemen oturulup yazılma, yılların emeği var. Ama işsiz kalırsa hepsi bir anda bitecek ve onca emek heba olacak. Ve güzel ülkem bir torpil uğruna bir beyni daha kaybedecek...

 

Adalet mi bu ya...,?

 

Sevgili arkadaşlarım yapabileceğim bişey varmı diye soranlar olmuş...

Önce tabii ki Dua....

 

Sonra da Ankara'da çok kuvvetli tanıdığı, akrabası, eşi, dostu, bizim naklen geçişimizi yapabilecek olan birisi var mı ? Varsa Allah rızası için bana haber versin...

 

Artık yalvarma konumuna geçtim. :( Rica minnet etmiyorum, direkt yalvarıyorum....

Aslında doğal olarak işlemesi gereken süreç keşke hakkınca izleseydi de bu tür şeylere gerek kalmasaydı. Ama malasef bu işler böyle yürüyormuş... :(  rica minnet amca dayı.

 

Ve artık bende arıyorum bir dayı....

 

Yorumlarınız (6)

Yorumlarınız Benim İçin Önemli !

Ben burda olmasamda kalbim hep sizlerle

Sevgili Arkadaşlarım. sanal alemde bana gerçek dostluk yapan herkese selamlar sevgiler. Ben burada değilim ama 25 ağustosta yayınlanmak üzere yazımı yazmıştım. Şu anda Osmaniye de bir int. kafedeyim.hızlı yazdığım için yanlış yazabilirim beni maruz görün..  Hepinize ayrı ayrı yazamasamda hepinizin  yorumlarını tek tek okudum. İçime ümit ve sevinç doğdu. Biliyorum tek dertli ben değilim. .Ben size gelemsemde arada bir int. kafelerden burada sizlere msj yazmaya devam edicem. Beni unutmayın emi. Arada bir gelin. bana destek veren yorum ayzan bütün arkadaşlarıma , ablalarıma çok tşk ederim .. ne kadar samimisiniz ya hepinizi çok seviyorum 

 

Canım günlüğüm ve sevgili arkadaşlarım. Ben işten ayrıldım gibi. yani kesin değil ama 1 haftadır gitmiyorum. 5 aydır çalışıyorum ama sigortam yok. düzenli maaş da alamıyorum. birde bu sıkıntılar benim artık sabrımı tüketti. Geçen hafta 3-4 gün yollarda heba oldum. Eşimle Ankaraya gittik. Eşimin dediği gibi:

 

Ankara Ankara güzel Ankara

Seni görmek ister her bahtıkara....

 

Bizde şu bahtı kara güblerimizde bir ümitle Ankara yollarına koyulduk. Ah ne sıkıntılar. ....Anlatması uzun. Kaç saat yollarda, ömrüm heba oldu. ARtık dönüşümüzde kızılayda ki bir parkta ayakkabılarımı çıkarttığımda, bir baktım ki, çorabım yarısına kadar kan olmuş, kurumuş ama ben dertten koşturmacadan farketmemişim bile. Ayakkabımı çıkarttım ama bir daha giyemedim. Ayaklarım 2 gün boyunca şişmiş ve sığmadı :) şimdi anlatırken komik geliyor ama bir de yaşayınca :(  Ankara da uğraştık, her kapıyı çaldık. ama olumlu bir sonuç çıkmadı. Benim artık o 2 günden sonra meclisten çıkarken dayanamadım hüngür hüngür ağladım. Artık tutamadım kendimi. Sonra bir polis geldi yanımıza ne oldu dedi. Sanırım eşimle bir problem felan var sandı da beni eşimden kurtarayım mı dedi ne dedi. :) bizde bişey yok dedik ama polis bize yardımcı olmaya çalıştı. Özel değilse söyleyin yardımcı olabileceğim bişey varsa ...dedi. Bende işsiz kaldık dedim. Derdimizi anlattık. K.maraştan geldik deyince. birde şunla görüşün dedi. sonra çıkışta benim yanıma uğrayın dedi. K.maraşlı X milletvekili kişi ile de görüştük. Sonuç ne biliyormusunuz ?

 

- Türkiye deki tek işsiz siz değilsiniz...

 

Ne kadar anladı bizi. ne kadar derdimize deva oldu gördünüz mü. Bende sinir oldum. Belki bir milletvekiline böyle cevap verilmez ama, Biz işsiz kaldığımızda kirayı ödeyemeyeceğiz. Maraşlı ev sahibimize derdimizi anlatsak "Tr yedeki tek işsiz biz değiliz idare edin bizi desem, sizce ne yapar dedim. hiç sesini çıkarmadı. Biliyordu ki ev sahibimiz hiç anlayışlı değildi. Hiç bir ilişkimiz yoktu. Aramızdaki tek ilişki her ay hesap numarasına banka aracılığyla kirayı yatırmaktı. Ev ile ilgili sorunlarımız olmuştu ve aksi birisiydi.

 

neyse çıkışta biz polisi aradık taradık yok. öyle bir kimseyi kimse tanmıyordu. Görev değişşimi mi oldu dedik yok dediler. Tarif ettik yok yok diyorlar . Ben de eşime dedim ki.. biz hızır gördük sanırım.

 

Ankaradan döndük ben 1,5 gün sırf yattım. Yürüyemedim .kilometrelerce yürümüştük. Ayaklarımın üstüne basaıyordum. şişmiş. su toplamış vs. dizlerimden  altı tutmadı. birde düz taban rahat bir ayakkabı giymiştim Allahtan. Ama nafile.... Elimiz boş dönmüştük ama ümidimi asla yitirmedim.

 

Gelelim Doğum günüme... cuma ank. geldik cumartesi doğum günü.. Eşim den gece yarısına kadar bekledim bekledim bekledim... unutmuştu. İş telaşesi yüzünden... Eşimin Telefonun hatırlarmasını kurdum. Cemilem doğum günü diye, sonra ne anlamı varki diye kaldırdım ... Sonra geçmiş günlerime özlem duydum... Her doğum günümde akşam eve poşetlerle hediye paketleriyle dönerdim. Sevdiklerimin beni araması hediye vermesi ne çok hoşuma giderdi.

Ama ben şimdi maraştaydım. ve akşama kadar evde yalnızdım. aslında iki kişiydik ama yalnızdım. Eşim akşama kadar tezini yazdı . bende tek başıma üzgün üzgün oturdum.. Amann dedim. işte kaderim böyle eşimle 3. doğum günümü yaşıyoruz. ilk doğum günümde o maraştaydı ben kütahya da. unutmuştu gene. çiçek göndercekti kabul etmemiştim çok kızmıştım unuttu diye. 2. doğum günümde elinde hediye paketi geldi ama suratı asık. evliliğimizin 2. ayı yeni ev kurmuşuz, ev sahibi evden çıkın demiş o gün. yine kutlamadık. bu sene de böyle oldu :( Seneye ne olacak. Eşimle her zaman konuşuruz ben doğum tarihimi değiştireceğim diyorum her yıl aksilik çıkıyor. Senin doğuö gününde düllük gülüstanlık yaşıyoruz ( sanırım bana bağlı birazsa ) hatta geçen sene onu o kadar duygulandırmışım ki ağlamıştı bile. Neyse 2-3 gün sonra Berat kandilinde nerden hatırladıysa artık arkadaşlara yemeğe gitmiştik. orda organize etmiş kocaman pasta almış, hepsi hediye almışlar bana, ama ben beklemiyordum şok oldum. Ağlamaklı oldum yine.....Biraz kırgındım ama Allaha şükür ne eşler varki, hiç önemsemiyor bile....

geç de olsa bişeyler yapmaya çalışmıştı...

 

bugün eşim yine ankaraya gitti.. inş. hayırlı haberlerle döner. K.maraşta kimsemiz yok beni bırakacak. beni de Osmaniyeye bıraktı. İlk defa burada yalnız kaldım . Onsuz. Hep sabır diledim Allahdan bana güç ver dedim.

 

içimdeki ümidi yitirmedim. Geçte olsa elimiz bol olmayacak inş. Allahım emeklerimizi boşa çıkarmayacak inş.

 

ve ben inş. tekrar aranıza döneceğim...

 

Beni unutmayın. Ben sizi hep düşünüyorum....

bana dua ettiğinizi de biliyorum hissediyorum.

Yorumlarınız (18)

Yorumlarınız Benim İçin Önemli !

Hamuru bir parmak kalınlığında açın

Biberleri ince ince doğrayın

Balın şifa kaynağı olduğunu unutmayın


cemilekaran


SON DAKİKA